İş Yasası Taraflı Bir Yasa Olmak Zorundadır
Tarih: 23 Mayıs 2005
Yazar: Murat ÖZVERİ / Özgür Kocaeli Gazetesi
Adalet ve Yasa :
Hukukun taraf olması birçok kişiye ürkütücü gelir. Hukuk ve tarafkir davranmak ilk bakışta yan yana konulmayacak kavramlarmış gibi algılanır. Oysa adalet kavramı taraf olmadan tanımlanamaz. Adalet haklıdan yana taraf olarak hukuk aracılığı ile haklıya hakkını teslim ederek yaşam bulacaktır.
Yasalar da adaletin gerçekleşmesini sağlayan en önemli araçlardır. Yasa düzenlediği konuyu yansız bir şekilde, genel çerçevede düzenlemelidir. Ancak bu kural her yasa için geçerli değildir. Bazı yasalar doğaları gereği taraftırlar. Taraf olduklarını da daha ilk maddesiyle ilan ederler. Taraf olmuş bir yasanın düzenlediği alanda çalışan hukukçular da yasanın mantığına uygun bir şekilde taraf olmak zorundadırlar.
Taraf Olmak :
Yeni İş Yasası henüz daha tasarı aşamasındayken sürekli olarak işverenler iş yasasının bir denge yasası olması gerekliliğinin altını çizmişlerdi.
Yasalaştıktan sonra da, bir yasanın çağdaş olabilmesi için, sosyal taraflarla diyalog içinde hazırlanmış olması, ne sadece işçiyi ne sadece işvereni korumayıp, denge sağlaması gerektiğini, bu anlamda yeni iş yasasının çağdaş bir yasa olduğunu, bazı aksayan yönlerinin ise ileride yapılacak balans ayarlarıyla düzeltilebileceğini belirttiler.
Bu tespiti, yeni iş yasasını anlattığım onlarca işçi seminerinde işçilere, sendikacılara anlattığımda, onların da işverenler gibi düşündüğünü görünce isyan ettim. Bir iş hukuku kitabı yazacağım ve kitabın önsözünde, hem kitabın hem de iş hukukunun taraf olduğunu ilan edeceğim dedim. Kitabın ana gövdesini yazmayı da bitirdim. Ne var ki, iş yasasının çıkmasıyla birlikte o kadar çok kitap yazıldı ki , ben de şaşırdım ve kitabın baskısını erteleyip, daha da taraflı yazabilmek için görüşlerin netleşmesini beklemeye karar verdim.
Asrilik mi , Çağdaşlık mı ?
Ankara ‘da yeni iş yasasının değerlendirildiği bir toplantının yayımlanmış tutanaklarını okurken, çok değerli bir hocamızın yapmış olduğu bir tespiti okuyunca yalnız olmadığımı anlayıp sevindim. Hocamız diyor ki ” Anadolu da aslına yabancılaşmayı anlatmak için asrileşti derler. Yeni iş yasası da, çağdaş bir yasa değil, iş hukukunun özüne yabancılaşmış asri bir yasadır”
Bu tespiti yapan hocamızı telefonla arayıp kutladım.
Taraflı Kitap :
Aradan 7-8 ay gibi bir süre geçti. Hocamız beni arayıp yeni bir kitap çıkardığını, göndermek istediğini söyleyip adresimi istedi. Kitap geldiğinde gözlerime inanamadım. ” İş Hukuku Dersleri ” isimli kitabın kapağına ” SEKA’lı işçilerin resmi, ” SEKA Kapatılamaz ” dövizleri basılmıştı. Asıl heyecanı ise kitabın sunuşunu okuduğumda yaşadım. Sunuştan bir bölümü aynen aktarmak gereği duyuyorum:
” Bu kitap tarafsız bir kitap da değildir. Güçlünün değil haklının tarafındadır. Cumhuriyete ve sosyal devlete saldıran ‘Bizans çocuklarıyla ‘ mücadeleyi birinci görev bilen bir yazarın elinden çıkmıştır. 10.06.2003 ‘te yürürlüğe giren 4857 Sayılı İş Kanununun ‘neo - liberal’ küreselleşme rüzgarının bir eseridir ve İş Hukukunun işçiyi koruyucu ruhuna ve kanımızca Anayasa’ya da aykırı pek çok hüküm taşımaktadır. İşçilerin küçük bir bölümüne sözde iş güvencesi sağlayan, büyük bir kısmının ise eskiden olduğu gibi hakkını aradığında sebep gösterilmeden işten kovulmasına imkan veren bir kanunun savunulması mümkün değildir”
Ben taraflı bir kitap yazacağım diye beklerken değerli hocamız tarafından taraflı bir kitap yazılmıştı.
İş Hukuku Taraftır :
Gerçekten de iş hukuku, güçlü işveren karşısında güçsüz işçiyi korumak için oluşmuş bu nedenle var olmuş bir hukuk dalıdır. İş hukukunun temel amacı işçiyi korumaktır. İş hukuku işçiyi ne denli güçlü korursa o denli çağdaştır.
Hocamın Üzüntüsü :
Kitabın yazarı Prof Dr. Müjdat Şakar. Kendisiyle geçen hafta Ankara ‘da basın iş hukukuyla ilgili bir toplantıda karşılaştık. Bana “SSK ‘ya ilişkin kitap yazdım, SSK kapatılamaz diye kapak yaptım kapatıldı, İş Hukukuna ilişkin kitap yazdım SEKA kapatılamaz diye kapak yaptım SEKA kapatıldı ” diye üzüntüsünü bildirdi.
Hocamın üzüntüsüne benzer , onlarca olay yaşamış birisi olarak , SEKA fidanlığı, işçilerin ödenmeyen T.İ.S farkları, son olarak da SEKA İzmit İşletmesinin kapatılma serüvenleri gözümde canlandı.
Kötü Olan Zaman :
Otobüse binip İzmit ‘e dönerken yol boyunca düşündüm. Bir halk türküsünden bir dize gelip dilime yerleşti bir isyanda telef olanlar için yakılan bir Avşar ağıtından iki dize
“Böyle zaman olmaz olsun
Üçer üçer gelir ölümüz ”
Ne yapalım hocam, böyle zaman olmaz olsun ” Bizans çocukları ” kazanıyor görünsün, bir gün haklının borusunun öttüğü bir zaman da gelir. Pir Sultan demiyor mu
” yürü bre Hızır paşa
senin de çarkın kırılır
güvendiğin padişahın
gün gelir o da devrilir ” …
Kaynak: http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=9
Posted in Hakkımda